Gerçek(lik) ve temsil(iyet) üzerine mimarlığın şaşkınlığı...!

Havva Alkan Bala, Dicle Aydın Çetiner

Özet


Tarihin içeri alınması, tarihten alınan biçimler ve simgeler repertuarı ile geçmişe öykünme tanıdık olduğumuz bir mimarî yaklaşımı sergiler. Bu çalışma ilgi çekilmek adına yapılan tüketim toplumunun değerleri ile uzlaşmayı kayıtsız şartsız kabullenmiş bir post-modern anlayışın mimarlığı hangi noktaya götürdüğünü Amerika'da, Avrupa'da veya Uzak Doğu'da değil Anadolu'nun bağrında yapılan bir örnekle irdelemeyi amaçlamaktadır. Ele alınan fizikî çevrede her şey olur sloganı ile tam bir serbestliğe ve eklektisizme varan mimarî tarz kolaj ve kitsche dönüşmüştür. Bu fizikî çevrenin farkı ve önemi eklektik bir anlayışı doğal olanı taklit etmesiyle ortaya koymasındadır. Doğal olanın taklit edilmesi ile yere ait olanın içi boşaltılmış ve kamusal mekân yalnızca nesneleri barındıran konuma indirgenmiştir. İlgi çekilmek adına yapılan bu düzenleme gündelik yaşantının bir parçası haline gelince bir çeşit duyarsızlığa dönüşmüş ve bu duyarsızlık, tüketim adına meşru kılınmıştır. Doğanın taklidi duyarsızlığın yanısıra hafızasızlığı beraberinde getirmektedir ve dolayısıyla bu ikisi yabancılaşmaya neden olmaktadır. Doğanın temsili yüzeysel ve zahmetsiz tüketilir olması bakımından iyi bir malzemedir. Ancak, mekânı tüketim nesnesi olarak farklılıkların ambalajlandığı ve sunulduğu bir konuma getirmekle kaybeden tek taraf mimarlıktır.


Anahtar Kelimeler


Post-Modernizm, Simülasyon, Taklit Çevreler

Tam Metin: PDF